Yakınlık özgürlüktür. Hâlbuki kim bilir kaç defa yakınlaşmaktan korkmuşuzdur – fiziksel, zihinsel ya da duygusal olarak. Bir adım ileri atmak varken, ya olduğumuz yerde durmuş ya da bir adım geriye atmışızdır. Kafamızda uçuşup duran düşüncelerin altına inip bizi gerçekten neyin düşündürdüğünü kaç kere söyleyebilmişizdir? Kalbimizin attığından bahsetmek yerine, ritmini nereden aldığını kaç kere dillendirebilmişizdir? Duygularımızı tepki olarak ortaya koymak yerine neden öyle hissettiğimizi kaç kere itiraf edebilmişizdir?

Bunları yapmayız, çünkü yakınlaşmaktan korkarız, o yüzden de çok defa yakınlığın özgürlük olduğunu kaçırırız.

Yakınlık özgürlüktür.

En basitinden başlarsak, saatlerce konuşup sonra saatlerce sessiz kalabilmektir. Günleri beraber geçirip sonra kendimize çekilebilmektir. Anlamlı ya da anlamsızca gülebilmek ve ağlayabilmektir.

Kendimizi ortaya koymayı ve karşımızdakine kendini ortaya koyma fırsatı vermeyi gerektirir. Böylece bize hayallerimizi, hayal kırıklıklarımızı, heyecanlarımızı ve korkularımızı paylaşma özgürlüğü ve paylaşılanlara ortak olma hatta onlardan ilham alma, ders alma fırsatı verir. Bütün ışığımızın ve karanlığımızın karşılıklı olarak açığa çıkmasıdır.

Büyük bir olgunluk gerektirir. Çünkü mükemmel olmadığımızı – bazen derin bazen yüzeysel, bazen eğlenceli bazen sıkıcı, bazen cesur bazen korkak, bazen azimli bazen tembel, bazen mutlu bazen üzgün olduğumuzu ve karşımızdakinin de aynen böyle olduğunu kabul etme olgunluğuna dayanır ve bu olgunluğu gösterebilmek belki karşımızdakinden de çok bizim için en büyük özgürlüktür.

Esneklik demektir. Hayatın ve insanların her an aynı seyirde olmadığına dair bir esneklik. Fiziksel, zihinsel veya duygusal olarak daha yakın olmak gereken ya da daha uzak olmak gereken anları ya da dönemleri anlayışla kabullenebilme esnekliği.

Açık olma riskini almaktır. Hakiki bir yakınlık mutlağa iliğe işleyen bir açıklığa sahne olmuştur. Bir yalanla kandırmaktansa dürüstçe incitme riskini alabilmek, doğru söyleyenin dokuz köyden kovulduğu, öte yandan herkesin de kendine söylenenler altında başka bir şeyler aradığı bir dünyada en kıymetli özgürlüktür.  

Yakınlık, zamanımız ve enerjimizle beslemeye istekli olduğumuz bir ilişki yaratmaktır ve bu ilişkiyi ufak bir hatanın silip geçmesine izin vermeyecek kadar önemsemektir.

Gerçekten “yakın” olduklarımızla bizi bağlayan sadece sevgi ve güvendir.  İşte tam da bu nedenle yakınlık özgürlüktür. Çünkü ancak kalbimiz ve zihnimiz özgür olduğunda gerçekten sevebiliriz ve ancak eğer güvenmeyi seçersek kalbimizi ve zihnimizi özgür bırakabiliriz.

BB – Ağustos 2015

Paylaş: