“Sabah güvende olmayı düşünmeye başlayan bir gül düşünün, ne olur ? Eğer gül gerçekte güvende olursa plastik bir çiçeğe dönüşür; yoksa güvensizlik var olur. Güçlü bir rüzgar gelip tüm yapraklarını savurabilir. Koşarak bir çocuk gelir ve çiçeği koparır. Bir keçi gelir ve gülü yer. Ya da herhangi bir şey olabilir, çocuk gelmese de çiçek ya da rüzgar gülü yerinden etmese de akşam olduğunda gül gidecektir. Sıra dışı hiçbirşey olmasa bile gül gidecektir. Ama gülün güzelliği de buradadır, bu yüzden bu kadar güzeldir. Ölümle sarmalandığı için ölüme, rüzgarlara meydan okur. Böyle küçük minik bir çiçek ve böyle bir mücadele. Tüm zorlukların ve tehlikelerin üzerine çıkar. Birkaç dakika ya da birkaç saatliğine de olsa fark etmez. Yaşamıştır, rüzgarla konuşmuş güneşle ve ayla sohbet etmiş, bulutlara bakmıştır. Ve mutluluk yaşamıştır, büyük mutluluk. Sonra ölür. Tutunup kalmaz. Tutunup kalan bir çiçek çirkindir. Eğer sevebilirsek, eğer yaşayabilirsek bugün yeter de artar, yarının gelip gelmeyeceğini umursamayız.”
Osho

