“Yakınlık cesaret gerektirir çünkü risk kaçınılmazdır. Başlarken bir ilişkinin bizi nasıl etkileyeceğini bilemeyiz. Kimyasal bir karışım gibi, birimiz değişirsek ikimiz de değişeceğiz. Kendimizi gerçekleştirerek büyüyecek miyiz yoksa bizi yok mu edecek? Emin olabileceğimiz bir şey var ki eğer iyisiyle kötüsüyle kendimizi tamamen ilişkiye bırakırsak, oradan etkilenmemiş olarak çıkmayacağız.
Günümüzde yaygın bir uygulama, gerçek yakınlık için gerekli cesaretten kaçınmak için olayı bedene kaydırmak ve sadece fiziksel cesaret haline getirmektir. Toplumumuzda fiziksel olarak çıplak olmak psikolojik ya da ruhani olarak çıplak olmaktan daha kolay – bedenimizi paylaşmak, daha kişisel gördüğümüz ve paylaşımlarının bizi daha kırılgan ve savunmasız yapacağına inandığımız hayallerimizi, umutlarımızı, korkularımızı, tutkularımızı paylaşmaktan daha kolay. Nedendir bilinmez en önemli olanı paylaşmaktan çekiniyoruz. Dolayısıyla da insanlar direkt yatağa atlayarak bir ilişki inşa etmenin daha “tehlikeli” yönünden kaçınıyorlar. Neticede beden bir obje ve ona mekanik muamele yapılabilir.
Ama fiziksel seviyede başlayan ve kalan yakınlık sahte ve sıradan olmaya meyillidir ve kısa süre içerisinde kendimizi manasızlıktan kaçarken buluruz. Gerçek sosyal cesaret, kişiliğin her seviyesinde eş zamanlı olarak bir yakınlık gerektirir. Ancak bunu yapmak kişisel yabancılaşmanın üstesinden gelebilir. Şüphesiz yeni insanlarla tanışmak kaygıdan kaynaklı bir kalp çarpıntısı ve beklentinin keyfini getirir ve ilişkide derine indikçe her yeni derinlik yeni bir keyif ve yeni bir kaygı ile damgalanır. Her karşılaşma bizim için bilinmez bir yazgının habercisi olabilir ama aynı zamanda da bir başkasını gerçekten tanımanın heyecanlı zevkini yaratır.”
Rollo May – Courage to Create/Yaratma Cesareti

