“…Başarının bir “an” olduğunu, ancak her zaman göklere çıkardığımız, kutladığımız şeyin yaratıcılık ve ustalık olduğunu anladım. Ama işte olay şu: Başarıyı ustalığa dönüştürmemizi sağlayan şey ne? Uzun zamandır kendi kendime sorduğum bir soru bu ve bence cevap neredeyse kazanma lütfuna değer vermeye başladığımızda ortaya çıkıyor.

……………………….

Ustalık mükemmellikle aynı şey değildir. Başarıyla da aynı şey değildir, ki ben başarıyı bir hadise olarak, zamanın içinde bir an olarak ve dünyanın size verdiği bir etiket olarak görürüm. Ustalık bir hedefe bağlılık değil, bitmeyen bir arayıştır. Bunu yapmamıza sebep olan şey, bizi daha fazla ileriye iten şey, neredeyse kazanmanın değeridir. Kaç kere biz bir şeyi bir klasik, hatta başyapıt olarak tanımladık, yaratıcısı onu umutsuzca bitmemiş olarak görürken, zorluklar ve hatalarla dolu olarak, yani başka bir ifadeyle bir “neredeyse” kazanılmış olarak görürken?

……………………….

Ustalık uzanmaktır, ulaşmak değildir. Olduğunuz yer ve olmak istediğiniz yer arasındaki boşluğu sürekli kapatmayı istemektir.

……………………….

Başarı bizi motive eder, ama neredeyse kazanmak süregelen bir arayışta bizi ileriye götürebilir.”

Paylaş: