“Şefkat, bizden, kendi kalplerimizin içine bakmamızı, bize acı veren şeyi keşfedip, her ne koşulda olursa olsun bu acıyı bir başkasına yüklemeyi reddetmemizi ister.
………………………
Şefkat aslında bütün dini, etik ve ruhani uygulamaların kalbidir ve bizi kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak diğer herkese de aynı şekilde davranmaya çağırır.
Şefkat bizi insanlığın acılarını dindirmek için yorulmadan çalışmaya, kendimizi dünyamızın merkezindeki tahttan indirmeye, bir başkasını oraya koymaya ve her bir insanın sarsılmaz kutsallığını onurlandırıp herkese, hiçbir istisna olmadan, mutlak adalet, eşitlik ve saygı ile davranmaya iter.
………………………
Ama şefkat birçok açıdan bizim modern dünyamızda bir uzaylı gibidir. İçinde bulunduğumuz dünya o kadar rekabetçi ve bireysel bir düzendedir ki, artık kendimizi her şeyin önüne koyma konusundaki yüreklendiriciliği raydan çıkmıştır.”

Karen Armstrong

Paylaş: