“Aslında baştaki zekâ, zekâ değildir. O, bilgi toplama yeteneğidir. Asıl zekâ, kalbin zekâsıdır. Tek zekâ budur. Baş sadece biriktirir. Her zaman eskidir. Bazı şeyler için iyidir. İnsan, hayatında buna ihtiyaç duyar. Birçok şeyin hatırlanması gerekir. Zihin, yani baş, bir biyolojik bilgisayardır. İçine her türlü bilgiyi doldurabilir ve ihtiyacın olduğu zaman çıkartabilirsin. Matematik için iyidir. Hesap yapmak için iyidir. Ama bütün hayatın bundan ibaret olduğunu düşünüyorsan aptal kalırsın. O zaman asla duygunun güzelliğini hissetmezsin. Kalbin kutsallığını bilmezsin. O zaman sadece kalpte oluşan zarafeti, sadece kalbe açılan Tanrısallığı bilemezsin, dua etmeyi bilemezsin, sevgiyi bilemezsin.
Kalbin zekâsı, hayatında bir şiir yaratır. Adımlarına ritim katar. Hayatını bir keyfe, bir kutlamaya, bir şenliğe, bir kahkahaya dönüştürür. Sana espri anlayışı verir. Sevmek ve paylaşma yeteneği oluşturur. Gerçek hayat budur. Kafa üzerinden yaşanan bir hayat, mekanik bir hayattır. Bir robota dönüşürsün. Belki çok verimli olursun. Robotlar verimlidir. Makineler, insanlardan daha verimlidir. Başın aracılığıyla çok para kazanabilirsin. Ama fazla yaşayamazsın. Daha iyi bir yaşam standardın olur, ama bir hayatın olmaz.
Hayat kalptedir. Hayat sadece kalp üzerinden gelişir. Sevgi, hayat ve tanrısallık, sadece kalbin toprağında yeşerir. Bütün güzellikler, bütün gerçek değerler, anlamı önemli olan her şey, kalpten ortaya çıkar. Kalp senin merkezindir. Kafa ise çevren.
Kafada yaşamak aptallıktır. Kalpte yaşamak ve gerektiği zaman kafayı kullanmak zekâdır. Sahip, kalptir. Ve kafa sadece hizmetkârdır. Zekâ budur. Kafa sahip olup, kalbi unuttuğu zaman, buna aptallık denir.”

Osho

Paylaş: