“Sevgi’nin söylediklerine kulak vermemiz için yanımıza yaklaşmasına izin vermek gerekir.
Oysa biz, yanımıza geldiğinde bize söyleyeceklerinden korkarız;çünkü Sevgi özgürdür ve irademizin ya da gayretimizin hakimiyetinde değildir.
Sevenler bunu bilse de kabullenmezler. Sevgi’yi itaat ederek,güç,güzellik ve zenginlik sergileyerek,gözyaşları ve gülücüklerle baştan çıkarabileceklerini sanırlar.
Ancak gerçek Sevgi,baştan çıkarmayı bilir ve asla baştan çıkmaz.
Sevgi değiştirir,Sevgi iyileştirir.
Bazense ölümcül tuzaklar kurar ve kollarına atılmaya karar verdiği kişiyi mahveder.
Dünyayı döndüren ve yıldızları yerinde tutan güç nasıl olur da aynı anda böylesine yapıcı ve yıkıcı olabilir?
Biz hep verdiklerimizin aldıklarımıza denk olacağını düşünmeye alıştırırız kendimizi. Halbuki sevgilerine karşılık bulma beklentisiyle sevenler boşuna vakit kaybeder.
Sevgi bir değiş tokuş değil,bir inanç eylemidir.
Ve hayat,”Seni Seviyorum” gibi önemli sözleri gönlümüzde gizlemek için fazlasıyla kısadır.
Ama her zaman aynı karşılığı beklememek gerekir.Sevmeye ihtiyaç duyduğumuz için severiz.Sevmezsek hayatın anlamı kalmaz ve güneş,gökte parıldamaz.
Bir gül,arıların yanına gelmesini arzular ama ortada arı yoktur.Güneş ona sorar:
‘Beklemekten bıkmadın mı?’
‘Evet diye karşılık verir gül.’Ama yapraklarımı kaparsam solarım.’
Yaşamın en büyük amacı sevmektir.Gerisi sessizlikten ibarettir.
Sevmeye ihtiyaç duyarız. Sevmek ve sevdiğini kaybetmek,hiç sevmemiş olmaktan iyidir.”
Paulo Coelho-Akra’da Bulunan El Yazmaları
